وَاِذْ قَالَ اللّٰهُ یَا عٖیسَى ابْنَ مَرْیَمَ ءَاَنْتَ قُلْتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُونٖی وَاُمِّیَ اِلٰهَیْنِ مِنْ دُونِ اللّٰهِؕ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا یَكُونُ لٖٓی اَنْ اَقُولَ مَا لَیْسَ لٖی بِحَقٍّؕ اِنْ كُنْتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُؕ تَعْلَمُ مَا فٖی نَفْسٖی وَلَٓا اَعْلَمُ مَا فٖی نَفْسِكَؕ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُیُوبِ
veiẕ ḳâle-llâhü yâ `îse-bne meryeme eente ḳulte linnâsi-tteḫiẕûnî veümmiye ilâheyni min dûni-llâh. ḳâle sübḥâneke mâ yekûnü lî en eḳûle mâ leyse lî biḥaḳḳ. in küntü ḳultühû feḳad `alimteh. ta`lemü mâ fî nefsî velâ a`lemü mâ fî nefsik. inneke ente `allâmü-lguyûb.
Mealler
Allah kıyamet günü şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Allah'ı bırakarak beni ve anamı iki ilah edinin dedin?" İsa da şöyle diyecek: "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. Hakkım olmayan bir şeyi söylemem benim için söz konusu olamaz. Eğer ben onu söylemiş olsaydım elbette sen bunu bilirdin. Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem. Şüphesiz ki yalnızca sen gaybları hakkıyla bilensin."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hem Allah buyurduğu vakit: Ey Meryem’in oğlu İsâ! Sen mi dedin o insanlara; "Ben-î ve anamı Allah’ın yanında iki ilâh edinin" diye? hâşâ, der: münezzeh sübhansın yarab! Benim için hakk olmayan bir sözü söylemekliğim bana yakışmaz, eğer söyledimse elbette malûmundur, sen benim nefsimdekini bilirsin: ben ise senin zatindekini bilmem, şüphesiz ki sen "allâm’ül-guyub" sun.
Elmalılı Hamdi Yazır