مَا قُلْتُ لَهُمْ اِلَّا مَٓا اَمَرْتَنٖی بِهٖٓ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّٖی وَرَبَّكُمْۚ وَكُنْتُ عَلَیْهِمْ شَهٖیدًا مَا دُمْتُ فٖیهِمْۚ فَلَمَّا تَوَفَّیْتَنٖی كُنْتَ اَنْتَ الرَّقٖیبَ عَلَیْهِمْؕ وَاَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ شَهٖیدٌ
mâ ḳultü lehüm illâ mâ emertenî bihî eni-`büdü-llâhe rabbî verabbeküm. veküntü `aleyhim şehîdem mâ dümtü fîhim. felemmâ teveffeytenî künte ente-rraḳîbe `aleyhim. veente `alâ külli şey'in şehîd.
Mealler
"Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de rabbiniz olan Allah'a kulluk edin (dedim.) Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit idim. Ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeye hakkıyla şahitsin."
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sen bana ne emrettinse ben onlara ancak onu söyledim: hep Rabbim ve Rabbiniz Allah’a kulluk edin dedim ve içlerinde bulunduğum müddetce üzerlerinde şâhid idim, vaktâki Ben-î içlerinden aldın üzerlerinde murâkıb ancak sen kaldın ve zaten sen her şeye şahidsin.
Elmalılı Hamdi Yazır