سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ
Yüce Rabbinin adını tespih et.
Diyanet
الْاَعْلٰى
Mekkî · 19 ayet · 30. Cüz, Sayfa 592
Sure hakkında
Mekke döneminde inmiştir. 19 âyettir. Sûre, adını birinci âyette yer alan ve AllahTeâlâ’yı niteleyen “el-A’lâ” kelimesinden almıştır. A’lâ, en yüce demektir.
سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ
Yüce Rabbinin adını tespih et.
Diyanet
اَلَّذٖی خَلَقَ فَسَوّٰىࣕۙ
O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır.
Diyanet
وَالَّذٖی قَدَّرَ فَهَدٰىࣕۙ
O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.
Diyanet
وَالَّذٖٓی اَخْرَجَ الْمَرْعٰىࣕۙ
O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çerçöpe çevirendir.
Diyanet · 4-5. ayetlerin meali
فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىؕ
4. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ
Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.
Diyanet
اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُؕ اِنَّهُ یَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا یَخْفٰىؕ
Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
Diyanet
وَنُیَسِّرُكَ لِلْیُسْرٰىۚ
Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.
Diyanet
فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىؕ
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
Diyanet
سَیَذَّكَّرُ مَنْ یَخْشٰىۙ
Allah'a karşı derin saygı duyarak ondan korkan öğüt alacaktır.
Diyanet
وَیَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ
En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
Diyanet · 11-12. ayetlerin meali
اَلَّذٖی یَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰىۚ
11. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
ثُمَّ لَا یَمُوتُ فٖیهَا وَلَا یَحْیٰىؕ
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
Diyanet
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ
Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
Diyanet · 14-15. ayetlerin meali
وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّهٖ فَصَلّٰىؕ
14. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet
بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَیٰوةَ الدُّنْیَاؗ
Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
Diyanet
وَالْاٰخِرَةُ خَیْرٌ وَاَبْقٰىؕ
Oysa âhiret, daha hayırlı ve süreklidir.
Diyanet
اِنَّ هٰذَا لَفِی الصُّحُفِ الْاُو𐻿لٰىۙ
Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ'nın sayfalarında da vardır.
Diyanet · 18-19. ayetlerin meali
صُحُفِ اِبْرٰهٖیمَ وَمُوسٰى
18. ayetle birlikte çevrilmiştir
Diyanet