26. Şuarâ

الشُّعَرَاءِ

مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا یُمَتَّعُونَؕ

(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.

Diyanet

وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْیَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَࣗۛ

Biz hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.

Diyanet

ذِكْرٰىࣞۛ وَمَا كُنَّا ظَالِمٖینَ

Bu bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.

Diyanet

وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ الشَّیَاطٖینُ

O Kur'an'ı şeytanlar indirmemiştir.

Diyanet

وَمَا یَنْبَغٖی لَهُمْ وَمَا یَسْتَطٖیعُونَؕ

Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.

Diyanet

اِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَؕ

Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

Diyanet

فَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّبٖینَۚ

Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!

Diyanet

وَاَنْذِرْ عَشٖیرَتَكَ الْاَقْرَبٖینَۙ

(Önce) en yakın akrabanı uyar.

Diyanet

وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِنٖینَۚ

Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

Diyanet

فَاِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ اِنّٖی بَرٖٓیءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَۚ

Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

Diyanet

وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَزٖیزِ الرَّحٖیمِۙ

Namaza kalktığında seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

Diyanet · 217-219. ayetlerin meali

اَلَّذٖی یَرٰیكَ حٖینَ تَقُومُۙ

217. ayetle birlikte çevrilmiştir

Diyanet

وَتَقَلُّبَكَ فِی السَّاجِدٖینَ

217. ayetle birlikte çevrilmiştir

Diyanet

اِنَّهُ هُوَ السَّمٖیعُ الْعَلٖیمُ

Şüphesiz O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet

هَلْ اُنَبِّئُكُمْ عَلٰى مَنْ تَنَزَّلُ الشَّیَاطٖینُؕ

Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?

Diyanet

تَنَزَّلُ عَلٰى كُلِّ اَفَّاكٍ اَثٖیمٍۙ

Onlar, her günahkâr yalancıya inerler.

Diyanet

یُلْقُونَ السَّمْعَ وَاَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَؕ

Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.

Diyanet

وَالشُّعَرَٓاءُ یَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُ𐻿نَؕ

Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.

Diyanet

اَلَمْ تَرَ اَنَّهُمْ فٖی كُلِّ وَادٍ یَهٖیمُونَۙ

Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.

Diyanet · 225-226. ayetlerin meali

وَاَنَّهُمْ یَقُولُونَ مَا لَا یَفْعَلُونَۙ

225. ayetle birlikte çevrilmiştir

Diyanet

اِلَّا الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَثٖیرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواؕ وَسَیَعْلَمُ الَّذٖینَ ظَلَمُٓوا اَیَّ مُنْقَلَبٍ یَنْقَلِبُونَ

Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah'ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.

Diyanet

0:00
0:00